DENEMELER

Çocuk Kalbim

Her güneş30 doğduğunda açılır çocuk gözlerim. Her sabah ilk işim cama koşup perdeyi açmak ve karşımda olan manzarayı seyrederken o güne dair hayaller kurup gerçekleşmesini dilemek olur.

En oldukca istediğim, olmasını dilediğim şey büyülü bir değneğim olması. Dokunduğum her şey güzelleşsin, olmasını istediğim her şey gerçekleşsin diye. Bu değneği elime aldığımda evlatların okul yollarındaki trafiği yok ederdim, tüm çocuklar okuluna gidip gelebilsin diye. Evlatları kandıran fena amcaları yok ederdim, çocuklar ağlamasın hep gülsün diye. Anası olmayan küçüklere anne, babası olmayan küçüklere baba armağan ederdim; anne, baba kokusuyla büyüsünler diye. Her yer ağaçlar diker, çiçekler ekerdim örnek olarak; kucak kucak oksijeni olan, mis benzer biçimde kokan, yemyeşil bir yaşam alanımız olsun diye. Mahallemdeki, ülkemdeki hatta tüm dünyadaki yoksul insanlara; yiyecek, içecek, verirdim. Başlarını yerleştirip barınabilecekleri evler, üşüdüklerinde ısınabilecekleri yakacaklarını temin etmek arzu ederdim.

Çocuklar Gülsün

Dünyanın neresinde olursa olsun, ezilen, acı çeken, haksızlığa uğrayan başta çocuklar olmak suretiyle, tüm insanlara yardım etmek arzu ederdim. Yaşadıkları zulüm ve acıdan kurtarmak, onlarında mutluluk içinde, özgürce yaşadıkları, korkmadan okula, alış verişe, parka gezmeye, pikniğe, lunaparka gidebildikleri bir yaşam sağlamak arzu ederdim.

Büyülü sopa ile dokunduğum haritada dokunduğum her yerde savaşları durdurmak, her insanın sulh içinde yaşamış olduğu güzel bir dünya oluşturmak arzu ederdim. Savaşlarda kullanılan silahlar için harcanan parayı, evlatların eğitimi için harcanmasını sağlamak, onlara eğlenebilecekleri, oyunlar oynayabilecekleri bölgeler açmak arzu ederdim.

Tüm evleri tek tek boyardım örnek olarak; hepimiz eşit olsun, parası azca olan ya da oldukca olan dost alabilsin diye. Bir oldukca melek bırakırdım dünyaya biz evlatları korusunlar diye. Çocuk yaşta erkekleri askere göndermezdim örnek olarak; anneleri, babaları ağlamasın diye. O sopa bende olsaydı eğer öyleki bir dünya kurardım ki küçüklere, haklarını savunabildikleri, dövülüp ağlamadıkları, çiçeklerin koparılmadığı, denizlerin kirletilmediği bir dünya örnek olarak…

Güzel hayallerimden sonrasında annemin sesiyle: “Duru okula geç kalacaksın!” gerçek hayata geri döndüm. Perdeyi kapatıp, elimi yüzümü yıkamak için banyoya doğru giderken çocuk kalbimin tüm masumiyetiyle dünya çocuklar için bigün oldukca güzel ve adaletli bir yer olacak, dedim kendi kendime…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir