DENEMELER

Temiz Kentim

Temiz şehir, şu çarpık kentleşmeye direnme olarak bakacağımız en pozitif yönde görüş bence. Kim bilir bir avuntu yalnız. Bazı insanoğlu için de tanımsız bu olgu. Şundan dolayı onlar için bu dünyanın, bu kentin yarını ve dünü yoktur. Yalnız kolay bir fikir içinde kalıplaşmış hayatları bu mevzuyu kendi benliklerinde saf dışı bırakır, eylemsiz bir konuma iter.

Milyonlarca şahıs sözde temiz bir şehir ister. Bir şeyler yapmak için didinir, uğraşır durur. Fakat şehir kocamandır, dünya ondan da büyük. Kentimizin temizliği halkın sağlığına pozitif yönde yönde katkı sağlar. Tatilde bazı insanoğlu köye kaçar ve kentin havasına oranla bin kat daha temiz, daha iyi derler. Şehir temiz bırakılmıyor ki temiz bulunsun. Köylere uğradığınız bir iki ay, şehir yerine köylerde yaşamaya karar verseydik orayı da batıracağımız kesindi.

Biz insanoğlu dokunduğumuz yeri batıran bir varlığız. Batırmakla bırakmayıp daha da iğrenç eden ve düzeltmeye erişince asla bir halde hiçbir şeye elini sürmeyen bir canlıyız. Hastalığın niçin en fazla kentlerde olduğu da belli. Evlatların oyun alanları iki dev binanın arasına sıkışmış bir sokaktan ibaret. Nerede o üstünde koştuğumuz, uyuduğumuz, piknik yaptığımız, top oynadığımız, dizimizi yaraladığımız davet çimenler? Yok. İşte kirliliğin aslolan sebebini başka yerde aramaya lüzum yok.

Gelecekte Oksijenimiz Bile Olmayacak

Gelişen nüfus ve insanların tembelliği düzeni yitirmemize sebep oluyor. Şimdiyi bırak gelecekte nefes alacağımız bir oksijenimiz bile olmayacak. Yeşillerini, mavilerini katlettiğimiz bu gezegen bizlere daha ne kadar dayanır ki? Daha ne kadar kalır bu dünya? Bu bilinçsiz, bilgisiz insanlık çoğaldıkça, yeşillikler azaldıkça…

Biz insanoğlu teknolojide ilerliyoruz, ilerliyoruz da temiz çevre mevzusunda ne kadar ilerdeyiz bilemem. Dinimiz bizlere temizliği her işin başı olarak tutmuştur.

Bu sorumsuzlukların insanoğluna yakın bir zamanda oldukça vahim bir halde patlayacağı aşikar olmakla birlikte insanoğlu kendini oldukça kötü bir duruma itmekte. Tabiri caiz ise kuyusunu bir kürekle kazmakta. Her geçen gün önünde duran aydınlık feneri kaybediyor.

İnsanlık kendi kendini mahvediyor. Hepimiz kendi kapısının önünü süpürse ortada kirlilik denilen bir kavram bile kalmayacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir